Focus on the Ability

Focus on the Ability The 2012 London Paralympic Games made history for many reasons: with 2.7 million tickets sold, they were the first sold out Paralympics; with 4,269 athletes from 164 nations, they were the largest; with 298 new world records and Paralympic records set, they had the best performances ever in disabled sport.

If China, Russia and Great Britain dominated, Turkey set its own records with 69 participating athletes, its largest team to date, 10 medals, a big step forward from the 2 medals of Athens and Beijing, a world record with Nazmiye Muslu in the power lifting 40kg category, and its first medal in a team sport, a bronze in goal ball.

A long time has gone by since Sydney Paralympics, where the only Turkish athlete was swimmer Ali Uzun. In 2000, like today, Turkey’s swimming coach was Osman Çullu, who says: “We have come a long way. In London, for the first time we had a female swimmer in the team and both our swimmers, Beytullah Eroğlu and Özlem Baykız, reached the finals. Last year, at the European Swimming Championships for the Disabled, Beytullah became European champion in the 50m butterfly and Özlem got a bronze in the 100m breaststroke. The Paralympics, however, are a different story. We have come as far as we could with our own individual efforts, but in order to get to the next level we need more resources and a stronger system behind us.” In a country where disability affects 8 million people, the importance of sport as a tool for social inclusion should not be underestimated and the efforts of people like Mr. Çullu should be highly commended.

London 2012 taught us that focusing on what disabled people can do, rather than fearing what they cannot do, and investing the necessary resources to make our societies more disabled-friendly is a civil duty and an excellent economic investment. It proved that disabled sport events are not just small side events to main able-bodied events, but can be big sporting events in their own right, and this has contributed to change perspectives about people living with disability. Hopefully, it will not remain as a nice parenthesis, but will be the catalyst for an epochal change with long lasting effects in the daily lives of millions of disabled people around the world.

Project made possible by a grant from the American Hospital.

Bugüne dek Paralimpik Olimpiyatları’na Çin, Rusya ve Büyük Britanya’nın hâkimiyeti damgasını vurdu. Daha önce Atina ve Pekin’de iki madalya kazanan Türkiye, 2012 Londra Paralimpik Olimpiyatları’nda 69 sporcunun katılım hakkı elde etmesiyle bugüne
kadarki en büyük kafileye ulaştı.

2012 Londra Paralimpik Olimpiyatları’nda 10 madalya kazanan sporcularımızın başarısını, bayanlar 40 kilogram halterde dünya rekoru kıran Nazmiye Muslu’nun ve oyunların tarihinde takım branşlarında kazanılan ilk madalyayı alan Goalball Milli Takımı’nın kazandığı bronz madalya ile taçlandırdık.

Tek Türk sporcunun yüzücü Ali Uzun olduğu Sidney Paralimpik Olimpiyatları’ndan bugüne çok zaman geçti. Bugün olduğu gibi 2000 yılında da, yüzme takımının antrenörü olan Osman Çullu geçen zamanı şu sözlerle değerlendirdi: “Uzun bir mesafe katettik.
Londra’da ilk defa takımımızda bir kadın yüzücü vardı. Hem Beytullah Eroğlu hem de Özlem Baykız finallere kadar yükseldi. Geçen sene Avrupa Bedensel Engelliler Yüzme Şampiyonası’nda 50 metre kelebek kategorisinde Beytullah Eroğlu Avrupa Şampiyonu
oldu. Özlem ise 100 metre kurbağalamada bronz madalya aldı. Ama Paralimpik Olimpiyatları tamamen başka bir hikâye. Kendi kişisel çabalarımızla gelebileceğimiz yere kadar geldik. Bir sonraki aşamaya geçmek için daha fazla kaynağa ve bizi destekleyen daha sağlam bir sisteme ihtiyacımız var.” Sekiz milyon bedensel engellinin bulunduğu bir ülkede, sporun toplumsal kaynaştırıcı olarak önemi göz ardı edilmemeli. Çullu gibi insanların bireysel çabaları hak ettikleri şekilde takdir edilmeli.

Londra 2012 bize, bedensel engellilerin neleri yapamayacaklarından çekinmekten ziyade, neler başarabileceklerine odaklanmayı öğretti. Böylece bedensel engellileri topluma kazandırmak için gerekli yatırımları yapmanın hem bir vatandaşlık görevi hem de ekonomik açıdan mükemmel bir yatırım olduğunu gördük. Aynı zamanda bedensel
engellilere yönelik spor müsabakalarının, sağlam vücutluların katıldığı etkinliklerin bir yan aktivitesinden ibaret değil, basil başına birer spor olayı olduğunu kanıtlandı. Bu durum, bedensel engelleriyle yaşayan insanlara bakış açımızın değişmesine katkıda
bulundu. Umarız bu başarı Paralimpik Olimpiyatları tarihinde hoş bir parantez olmanın ötesine geçerek dünyanın dört bir tarafında yaşayan milyonlarca bedensel engellinin günlük hayatlarında kalıcı etkiler bırakan, çığır açıcı bir değişimin habercisi olur.

Proje sponsor VKV Amerikan Hastanesi